• Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam ve İşbirliği
Eczagündem Blog
Advertisement
  • Anasayfa
  • Yaşam Boyu Sağlık
  • Beslenme Ve Egzersiz
  • Hastalık Rehberi
    • Kanser
    • Solunum Yolu Hastalıkları
  • Sağlıklı Tarifler
  • İlaçlar Ve Takviyeler
  • Medikal Gizemler
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Yaşam Boyu Sağlık
  • Beslenme Ve Egzersiz
  • Hastalık Rehberi
    • Kanser
    • Solunum Yolu Hastalıkları
  • Sağlıklı Tarifler
  • İlaçlar Ve Takviyeler
  • Medikal Gizemler
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Eczagündem Blog
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Anasayfa Hastalık Rehberi

Kış Alerjilerine Dikkat!

Kış mevsiminin gelmesiyle birlikte gribal semptomlar ve alerji semptomları birbirine karışmış durumda. Özellikle gribal enfeksiyonların alerjik reaksiyonları tetiklediğine dikkat çeken Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi (AID) Doç. Dr. Murat Cansever, “Kış aylarında artan viral enfeksiyonlar ve hava kirliliği astım ve alerjik nezle gibi hastalığı olan çocuklar için büyük risk taşıyor. Kış aylarında tüm dünyada artan viral enfeksiyonlar, alerjik hastalıkları tetikleyerek görülme sıklığını artırıyor. Enfeksiyonlar dışında, ev içi alerjenler ve artan hava kirliliği de solunum yolu mukozasını bozarak alerjik semptomları ve astım ataklarını tetiklediği için bu mevsimde daha dikkatli olunmalı” dedi.

Ahmet Atamer Ahmet Atamer
Kasım 13, 2022
in Hastalık Rehberi, Yaşam Boyu Sağlık
0 0
0
Kış Alerjilerine Dikkat!
0
PAYLAŞIM
14
GÖRÜNTÜLEME
Share on FacebookShare on Twitter

İçerik Başlıkları

  • UZMANDAN UYARI: ALERJİK VAKALAR DÜNYA ÇAPINDA ARTIŞTA!
  • “EV İÇİ ALERJENLER ASTIM ATAKLARINI TETİKLEYEBİLİR”
  • SOĞUK ALERJİSİNDE ANAFLAKSİYE DİKKAT!
  • ALERJİ VE GRİBAL ENFEKSİYONU NASIL AYIRIRIZ?
  • YIKANABİLEN MASKELER ASTIMI TETİKLEYEBİLİR!
  • KİMLER RİSK ALTINDA? HANGİ ÖNLEMLER ALINMALI?

UZMANDAN UYARI: ALERJİK VAKALAR DÜNYA ÇAPINDA ARTIŞTA!

Kış mevsimiyle birlikte ortaya çıkan alerjik yakınmaların birçok nedeni var kuşkusuz. Artan hava kirliliği, kapalı alan kullanımının artışı ve doğal olarak ev içi alerjenlere daha fazla maruz kalınması, gribal enfeksiyonların artması gibi birçok neden kış alerjilerinin en büyük tetikleyicileri arasında gösteriliyor. Alerjik hastalıkların, dünya çapında giderek sıklığı artan kronik hastalıklardan biri olduğuna dikkat çeken Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği Üyesi (AID) Doç. Dr. Murat Cansever, alerjik hastalıkların günümüzdeki artışının sadece genetik faktörler ile açıklanamadığını, gelişen dünyada endüstrileşme ile başlayan yaşam şartlarında değişme, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, kentsel yaşam oranının artması, ev dışı ve içi ortamın kirliliğinin artması, sık antibiyotik kullanımı ve sigara maruziyeti gibi çok farklı nedenlerin alerjik hastalıkları tetiklediğini söyledi. Özellikle kış alerjilerine dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Murat Cansever, konuyla ilgili şunları anlattı:

“Kış alerjilerinin çoğunluğu iç ortamlardadır. İnsanlar özellikle yeterli havalandırma yapılmayan iç ortamlarda daha fazla süre vakit geçirdikleri için kış alerjilerine bağlı semptomlarla karşılaşmaları daha yüksektir. Kış alerjilerinin en sık nedenleri ev tozları, ev tozu akarları, küf sporları, böcek dışkıları ve kabuklarıdır. Soğuk hava ve nem ile özellikle ev içi atmosferinde solunan havadaki artan küf, ev tozu akarı gibi alerjenler, iç ortam ısısını ve neminin artmasını çok sever ve hızla çoğalırlar. Buna bağlı olarak kişide hem cilt hem de solunum yolu alerjileri gelişebilir. Kış aylarında atmosferin hava ısısının ciddi azalması ile birlikte soğuk havaya temas sonrası ciltte halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtiker şeklinde cilt alerjisi gelişir. Ayrıca astım ve alerjik nezle olan hastaların; soğuk havanın solunum yolunu olumsuz etkileyip hasar oluşturması sonrası bu hastalıklara bağlı semptomları artabilir.”

“EV İÇİ ALERJENLER ASTIM ATAKLARINI TETİKLEYEBİLİR”

Ayrıca kış aylarında artan viral enfeksiyonlar ve hava kirliliğinin astım, alerjik nezle gibi alerjik hastalığı olan çocuklar için risk faktörü oluşturduğunu da söyleyen Cansever, “Kış aylarında tüm dünyada bu viral enfeksiyonlar çok sık görülür. Hızla bulaşıcı özelliği olan bu enfeksiyonlar alerjik hastalıkların semptomlarını artırabilir. Enfeksiyonlar dışında, ev içi alerjenler, artan hava kirliliği solunum yolu mukozasını bozarak alerji semptomlarını ve astım ataklarını tetikleyebilir” diye konuştu. Tüm bu durumların kişinin; günlük sosyal yaşamında, iş hayatında ve çocuk hastalarda okul serüveninde ciddi şekilde yaşam kalitesini bozduğuna dikkat çeken Cansever,  bu atakların iş gücü kaybı, çocuklarda eğitim aksaması, okul başarısında düşme gibi zorlukları da beraberinde getirdiğini belirtti.

SOĞUK ALERJİSİNDE ANAFLAKSİYE DİKKAT!

Kışın sıklıkla görülen soğuk alerjisinin nadir de olsa anafilaksiye yol açarak yaşamı tehdit edebileceğini söyleyen Doç. Dr. Cansever, “Daha önce yaşanmış anafilaksi öyküsü olan hastalarda epinefrin hazır enjektör bulundurulması ve bu enjektörün doğru kullanımının çok iyi bilinmesi gereklidir. Bununla birlikte nadir de olsa anafilaksi gibi hayatı tehdit eden olayları en aza indirmenin yolu soğuk alerjisi olan bireylerin soğuktan ve soğuk sudan uzak durmasıdır. Soğuk alerjisi olan bireylerin kış aylarında kalın giyinmesi ve soğuğa maruz kalınan süreyi azaltması gerekmektedir” dedi.

ALERJİ VE GRİBAL ENFEKSİYONU NASIL AYIRIRIZ?

Soğuk alerjileri kışın sık görülen gribal enfeksiyonlarla benzer semptomlar da gösterebiliyor. Peki nasıl ayırt edileceğiz? O konuda da Doç. Dr. Murat Cansever şunları söylüyor:

“Kış alerjileri semptomları ve soğuk algınlığı semptomları birbirine çok benzerdir ve ayırt etmek zordur. Alerji herhangi bir yaşta gelişebileceği gibi yıllarca semptom olmaksızın aynı evde aynı maddelerle alerji olmadan yaşamak söz konusu olabilir. Daha önce hiç alerjisi olmayan bir bireyin tüm semptomlarını mutlak soğuk algınlığına bağlamak yanlıştır. Bireyde yeni gelişmiş olabilecek alerjiler asla unutulmamalıdır. Bu iki klinik durumu ayırt ederken; semptomların birkaç haftadan uzun sürmesi daha çok alerji lehine bir durumdur, aniden ortaya çıkan semptomlar daha önceden alerjisi olmayan bireylerde sıklıkla soğuk algınlığı ile ilgilidir. Ayrıca soğuk algınlığında ateş eşlik edebilirken, alerjik hastalıklarda ateş olmaz. Soğuk algınlığında olan ağrı ve vücut kırgınlığı, alerjik hastalıklarda tipik olarak görülmez. Soğuk algınlığı olan hastalarda boğaz ağrısı daha sık eşlik ederken alerjik hastalıklarda daha nadir görülmektedir.”

Kış aylarında görülme sıklığı artan grip, nezle, farenjit gibi viral solunum yolu enfeksiyonlarının özellikle astım hastalarını olumsuz etkileyip astım kontrolünü bozabileceğini de söyleyen Cansever şöyle devam etti: “Bu nedenle astım ve alerjik nezle hastalarında kışın olumsuz etkilenmeyi azaltmak amaçlı uygun mevsimde grip aşısı yapılması faydalı olacaktır. Bu aşının yapılmasının en azından influenza virüslerine bağlı gelişen astım ataklarını önleyebileceği bilinmektedir.”

YIKANABİLEN MASKELER ASTIMI TETİKLEYEBİLİR!

Çocuklarda maske kullanımı konusunda aklında soru işaretleri bulunan aileler için de önemli bilgiler veren Cansever, “Maske iki yaşın üzerinde özel sağlık sorunu olmayan çocuklarda kullanılabilir. Solunum yolları küçük olması nedeniyle nefes almakta oluşabilecek güçlük nedeniyle 2 yaş altı çocuklarda maske takılmaması önerilir. Maske seçiminde yüze tam oturan, burnu ve ağzı tam kapatan TSE onaylı ürünler tercih edilmelidir. Bu ürünlerin alerji riski düşük, lateks, paraben, naylon gibi maddeler içermeyen özellikte olması önemlidir” dedi. Maske takmanın astımı tetiklediğini gösteren bilimsel çalışma olmadığının da altını çizen Doç. Dr. Murat Cansever, “Şu ana kadar yapılan bilimsel çalışmalar astım atağında olmayan, astım semptomları kontrol altında olan hastalarda maske kullanımının herhangi bir sorun oluşturmadığını ve astımı tetiklemediğini gösterdi. Ancak bez maske kullanımında, maskenin parfümlü deterjan veya yumuşatıcı ile yıkanması sonucu astım hastalığı tetiklenebilir.

KİMLER RİSK ALTINDA? HANGİ ÖNLEMLER ALINMALI?

  • Kış aylarında özellikle daha önceden bilinen astım, alerjik nezle, egzama, kronik ürtiker (kurdeşen) gibi hastalıkları olan bireyler,
  • Yaşadığı dış ortam ısısı olağan kış ayları ortalama hava sıcaklığının çok daha altında olan ve iç ortam neminin çok fazla arttığı bölgelerde yaşayan bireyler,
  • Yaşanılan bölgede artmış endüstriyel alt yapıya bağlı oluşabilecek hava kirliliğinin artışı ve bu bölgelerde yaşayanlar,
  • Kış aylarında nemin artması sonrası artan ev tozu akarları, her çeşit kumaş türünde yaşayabilmektedir. Sıklıkla yün yastık, yorgan ve yatakta, kadife perdeler gibi alanlarda yüksek oranda bulunurlar. Bu kumaşları kullananlar da risk altında.
  • Kullanılan yatak, yastık ve yorgan yün/kuştüyü olmamalı ve mümkünse akar geçirmeyen tıbbi özel kılıflarla kaplanmalı. Mümkünse halılar kaldırılmalı, değilse büyük bir halı yerine küçük ince bir kilim kullanılmalı. Kalın perdeler yerine stor veya tül perde tercih edilmeli.
  • Yaşanılan odada mümkün oldukça az eşya bulundurup kitap ve oyuncak gibi eşyalar kapalı dolaplarda saklanmalı.
  • Akarların çok yoğun olarak yaşayabileceği tüylü ve peluşlu oyuncaklar uzaklaştırılmalı.
  • Her hafta en az bir defa HEPA filtreli veya yüksek vakumlu elektrik süpürgesi ile tüm oda temizlenmeli.
  • Alerjik hastalığı olan bireyler, kış aylarında diğer mevsimlere oranla daha fazla artan hava kirliliği olan ortamlardan uzak durmalı, kalabalık ve havalandırması olmayan kapalı ortamlarda uzun süre bulunmamalı.
  • Sigara maruziyetinden uzak durulmalı
  • Soğuk havanın solunum yollarını etkilememesi için ağız, burun ve göz gibi organlar iyi korunmalı
  • Soğuk alerjisi olan bireylerin kış aylarında kalın giyinmesi ve soğuğa maruz kalınan süreyi azaltması gerekir.
  • Alerjik hastalar, hava kirliğinin yoğun olduğu ortamlardan uzak durmalı, kreş/okul gibi genel ortamlarda hijyen kurallarına dikkat etmeli ve sık sık eller yıkanmalıdır.
Etiketler: alerjikDoç. Dr. Murat Cansevergribal semptomlarKış AlerjisiTürkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği
Önceki Gönderi

Dikkat! Bu hastalık son aşamaya kadar belirti vermiyor

Sonraki Gönderi

Akciğer Enfeksiyonlarındaki Benzerlikler Tedaviyi Geciktirmesin

Ahmet Atamer

Ahmet Atamer

Sonraki Gönderi
Akciğer Enfeksiyonlarındaki Benzerlikler Tedaviyi Geciktirmesin

Akciğer Enfeksiyonlarındaki Benzerlikler Tedaviyi Geciktirmesin

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Son Yazılar

  • The Purest Solutions, Hidrocolloid Invisible Acne Spot Patches İle Ürün Gamını Genişletti.
  • Vücudunuzdaki Her Hücrenin Detoks Yapmasına Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz?
  • Akıllı Temizlik Çözümleri Markası MOVA’dan 23 Nisan Müjdesi
  • Soğuk Havalarda Sağlıklı kalmak İçin 9 Öneri
  • Sosyal Medya Şiddeti Normalleştiriyor!

Son yorumlar

  • Prof. Dr. Talat Kırış ve Ekibi, beyin Tümörü Tedavisinde Kritik Öneme Sahip Olan Bir Ameliyatı Türkiye’de İlk Kez Hayata Geçirdi. için Seda
  • Vitabiotics ile Sağlıklı Nesiller için gezginnerede

Kategoriler

  • Anne Bilgi Rehberi
  • Beslenme Ve Egzersiz
  • Hastalık Rehberi
  • İlaçlar Ve Takviyeler
  • Kanser
  • Kategorisiz
  • Medikal Gizemler
  • Sağlıklı Tarifler
  • Solunum Yolu Hastalıkları
  • Ürün Bilgilendirme
  • Yaşam Boyu Sağlık
  • Yeni Nesil Besin Takviyeleri
  • Yeni Ürün
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam ve İşbirliği

© 2020- Sitede Yer Alan Yazılar Aksi Belirtilmedikçe eczagundem.com'a aittir. İzinsiz Kullanılamaz.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa

© 2020- Sitede Yer Alan Yazılar Aksi Belirtilmedikçe eczagundem.com'a aittir. İzinsiz Kullanılamaz.