• Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam ve İşbirliği
Eczagündem Blog
Advertisement
  • Anasayfa
  • Yaşam Boyu Sağlık
  • Beslenme Ve Egzersiz
  • Hastalık Rehberi
    • Kanser
    • Solunum Yolu Hastalıkları
  • Sağlıklı Tarifler
  • İlaçlar Ve Takviyeler
  • Medikal Gizemler
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa
  • Yaşam Boyu Sağlık
  • Beslenme Ve Egzersiz
  • Hastalık Rehberi
    • Kanser
    • Solunum Yolu Hastalıkları
  • Sağlıklı Tarifler
  • İlaçlar Ve Takviyeler
  • Medikal Gizemler
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Eczagündem Blog
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Anasayfa Yaşam Boyu Sağlık

Sepsis Her 2,8 Saniyede 1 Kişinin Yaşamına Mal Oluyor!

Ahmet Atamer Ahmet Atamer
Eylül 10, 2021
in Yaşam Boyu Sağlık
0 0
0
Sepsis Her 2,8 Saniyede 1 Kişinin Yaşamına Mal Oluyor!
0
PAYLAŞIM
9
GÖRÜNTÜLEME
Share on FacebookShare on Twitter

İçerik Başlıkları

  • 13 Eylül Dünya Sepsis Farkındalık Günü
  • “FARKINDALIĞIN YETERLİ OLMAMASI TANI KONMASINI ZORLAŞTIRIYOR”
  • “SEPSİS ACİL TEDAVİ GEREKTİRİR”
  • “ETKİN ANTİBİYOTERAPİ OLMADAN SEPSİSTE YAŞAM KAYBI KAÇINILMAZ”
  • BİREYSEL VE TOPLUMSAL ÖNLEMLER GEREKİYOR

13 Eylül Dünya Sepsis Farkındalık Günü

İnsan hayatını bu denli etkilemekle birlikte yeterince bilinmeyen sepsis, 2,8 saniyede bir kişinin yaşam kaybı nedenini oluşturuyor. Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Sibel Temür, sadece bağışıklığı zayıf kişilerin değil, sağlıklı kişilerde de enfeksiyon odağı tedavi edilmediğinde kan yolu ile tüm vücuda yayılan organ yetmezliği geliştiren sepsis hatta septik şok gelişebileceğine işaret etti.

Enfeksiyon ve organ yetmezliği ile birlikte seyreden oldukça önemli bir sağlık sorunu olan sepsis, tüm hastane yatışları içinde en ölümcül olanı. Her yaş grubunda ortaya çıkabilen bu hastalık nedeniyle dünyada her yıl 11 milyon kişinin yaşamını kaybettiğini söyleyen Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Sibel Temür, “Dünyada her yıl 47-50 milyon kişide sepsis gelişmektedir ve ortalama 2,8 saniyede 1 kişi sepsis nedeniyle hayatını kaybediyor. Sağ kalanların ise yaklaşık yüzde 50’sinde ömür boyu fiziksel veya psikolojik bozukluk oluşuyor” diye konuştu.

“FARKINDALIĞIN YETERLİ OLMAMASI TANI KONMASINI ZORLAŞTIRIYOR”

Sepsisin tanı ve tedavisinin de oldukça zor bir sorun olduğunun ve hastalığın görülme sıklığının da her yıl yüzde 9 oranında artış gösterdiğine işaret eden Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Sibel Temür, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:  “Sepsis, herhangi bir enfeksiyona karşı konağın oluşturduğu anormal ve aşırı immün yanıta bağlı oluşan hayatı tehdit edici organ fonksiyon bozukluğudur. Enfeksiyon ve organ yetmezliğinin birlikteliğidir. Vücutta odak olarak başlayan bir enfeksiyon tedavi edilmediğinde ilerleyerek kan sistemi ile yayılarak tüm vücudu içine alan bulgular ile çeşitli organ sistemlerinde hasarlanma ve organ yetmezliği tablosu oluşturabilir. Dolayısıyla her enfeksiyonunun sepsise dönme riski bulunur.”

Hastalığın tanısının klinik ve laboratuvar bulgularıyla birlikte konulabildiğini söyleyen Prof. Dr. Sibel Temür, sözlerine şöyle devam etti: “Sepsiste organ yetmezliği ve enfeksiyon bir arada olduğu için bulgular da değişebilir. Bazı durumlarda enfeksiyon, bazen de organ yetmezliğine ait bulgular ön plana geçebilir. Bu nedenle enfeksiyonun ön planda olduğu vakalarda organ yetmezliği olup olmadığı da değerlendirilmelidir.  Sepsiste klinik ve laboratuvar bulgular ile tanı konmaktadır. Enfeksiyona ait klinik bulgular; konuşmada bozukluk, bilinç bulanıklığı, ateş, titreme, kas ağrısı, idrar yapamama, şiddetli solunum sıkıntısı, ölüm hissi,ciltte beneklenme ve solukluk şeklinde sistemik bulgular olabildiği gibi enfeksiyon odak noktasına ait bulgular daha ön planda olabilmektedir. Septik şok tablosunda hastanın tansiyonunun çok düştüğü nabzının düzensizleştiği dolaşımın bozularak doku oksijenlenmesinin de hipoksi düzeyine indiğini görüyoruz.”

“SEPSİS ACİL TEDAVİ GEREKTİRİR”

Prof. Dr. Sibel Temür, hastalığın tedavisinin aciliyet gerektirdiğine işaret ederek, ilk saat içinde yapılacak erken ve etkin müdahaleyle sepsise bağlı hastane ölüm oranının yüzde 60’tan yüzde 20’lere indiğini söyledi. Sepsise neden olan patojenin bakteriyel, viral, mantar, paraziter veya bilinmeyen bir enfeksiyon olabildiğini ve tedavide de spesifik patojene yönelik antibiyoterapinin çok önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Sibel Temür, “Hastanın hem klinik hem laboratuvar değerlendirmesi hızla yapılır iken gerekli sıvı ve antibiyoterapisinin başlanması önceliklidir. Hastanın kan kültürüne göre geniş spektrum başlanan antibiyotik birkaç gün içinde daraltılarak sadece tespit edilebilen patojen mikroba spesifik antibiyotiğe değiştirilir.”

“ETKİN ANTİBİYOTERAPİ OLMADAN SEPSİSTE YAŞAM KAYBI KAÇINILMAZ”

Tüm dünya için son derece önemli bir sorun olan antibiyotik direnci konusunun sepsis tedavisi için de oldukça önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Sibel Temür, “Basit viral üst solunum yolu hastalıklarında antiviral etkisi hiç olmayan antibakteriyel geniş spektrum antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımı vücutta direnç gelişimine oluyor. Sadece gereksiz kullanım değil aynı zamanda antibiyotiklerin düzgün zaman aralıklarında ve etkin sürede kullanılmaması da antibiyotik direncinin oluşmasına neden olabiliyor. Bu durumda, sepsis gelişmesi halinde verilen antibiyotikler bu gelişen direnç nedeni ile etkisiz kalıyor ve ne yazık ki tedavi için hasta mikroplara karşı savunmasız duruma düşebiliyor” diye konuştu.

BİREYSEL VE TOPLUMSAL ÖNLEMLER GEREKİYOR

Sepsisin tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz açısından da son derece önemli bir sağlık sorunu olduğunun ve önlemek için de toplumsal farkındalığın artması gerektiğinin altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı, Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Sibel Temür, alınması gereken önlemlerle ilgili şu bilgileri verdi:

“Öncelikle bireysel hijyen sağlanmalı ve özellikle yaşadığımız dönem itibariyle daha da önem kazanan el yıkama alışkanlığı geliştirilmeli. Çocuklarımızda bu kültür oluşturulmalı. Bunun dışında bir diğer önemli nokta, antibiyotiklerin gereksiz kullanılmaması ve antibiyotik direnci gelişmesinin önlenmesi. Antibiyotikler gerekli durumlarda ve sadece hekim kontrolünde reçete edildiği şekilde kullanılmalı. Enfeksiyon önleme ve kontrol programlarının oluşturulması ve toplumsal farkındalığın artırılması da genel anlamda yapılması gerekenler arasında yer alıyor.”

Etiketler: Prof. Dr. Sibel TemürSepsis
Önceki Gönderi

Orzaks İlaç’tan 2 Yeni Ürün

Sonraki Gönderi

Çocuklarda Görülen Atopik Dermatit (Ekzema) Hastalığı, Okul Performansında Düşüşe Yol Açıyor

Ahmet Atamer

Ahmet Atamer

Sonraki Gönderi
Çocuklarda Görülen Atopik Dermatit (Ekzema) Hastalığı, Okul Performansında Düşüşe Yol Açıyor

Çocuklarda Görülen Atopik Dermatit (Ekzema) Hastalığı, Okul Performansında Düşüşe Yol Açıyor

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Son Yazılar

  • The Purest Solutions, Hidrocolloid Invisible Acne Spot Patches İle Ürün Gamını Genişletti.
  • Vücudunuzdaki Her Hücrenin Detoks Yapmasına Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz?
  • Akıllı Temizlik Çözümleri Markası MOVA’dan 23 Nisan Müjdesi
  • Soğuk Havalarda Sağlıklı kalmak İçin 9 Öneri
  • Sosyal Medya Şiddeti Normalleştiriyor!

Son yorumlar

  • Prof. Dr. Talat Kırış ve Ekibi, beyin Tümörü Tedavisinde Kritik Öneme Sahip Olan Bir Ameliyatı Türkiye’de İlk Kez Hayata Geçirdi. için Seda
  • Vitabiotics ile Sağlıklı Nesiller için gezginnerede

Kategoriler

  • Anne Bilgi Rehberi
  • Beslenme Ve Egzersiz
  • Hastalık Rehberi
  • İlaçlar Ve Takviyeler
  • Kanser
  • Kategorisiz
  • Medikal Gizemler
  • Sağlıklı Tarifler
  • Solunum Yolu Hastalıkları
  • Ürün Bilgilendirme
  • Yaşam Boyu Sağlık
  • Yeni Nesil Besin Takviyeleri
  • Yeni Ürün
  • Hakkımızda
  • Künye
  • Reklam ve İşbirliği

© 2020- Sitede Yer Alan Yazılar Aksi Belirtilmedikçe eczagundem.com'a aittir. İzinsiz Kullanılamaz.

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Anasayfa

© 2020- Sitede Yer Alan Yazılar Aksi Belirtilmedikçe eczagundem.com'a aittir. İzinsiz Kullanılamaz.